Bilgi küpü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgi küpü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2014 Cumartesi

DİSLEKSİ NEDİR ????



Google^ de arama yapmadan cevap verebılcek arkadaşlar buyrun sizleri bekliyorum.. Disleksi Nedir?? Hiç duydunuzmu ?? Eminim bu yazımı merakla okuyacagını ve etrafınızdaki kişilerde yazdıklarımı gözlemleyecegınızı bılıyorum tıpkı benım gibi konuya gırmeden önce sizden ricam arkadaşlar cevap vermeniz sevgiler..
Mesela bu resim size neyi cagrıştırıyor??  
Resimdeki kişiyi Tanıyormuyuz?? 
Kimdir??
Ne işle Meşgul Olmuştur??


Albert Einstein kimdir peki nasıl bir çocukluk dönemi geç

irmiştir bi bilginiz varmı arkadaşlar???
Ve şöyle bir cümle kurmuşsa cocukluguna dair ne dersiniz? 
'Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.
Albert Einstein /Bilim adamı 


Evet o bir disleksi hastasıydı peki disleksi ne idi?? 


  Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.
     İlkokula başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek  zihinsel gelişim henüz tamamlanmadıgı için okuyamazlar,yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler. Ancak bu onların zeka düzeylerinde bir sorun  olduğunu göstermez.

    Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülmektedir. Fakat bazen hastalıkfarkedilmeyebilir.Disleksililer zeka düzeyleri  düşük olmadığı gibi özel yeteneklere    de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili olduğu bilinen bilim adamları ve sanatçılardır: Albert Eistein, Leonardo da Vinci, Tom Crouse, Mickey Mouse gibi.
                   
    Disleksi’li çocuklarda dikkat bozukluğu da görülür. Bu nedenle bu çocuklara bir uzman tarafından sistemli bir dikkat eğitimi verilmelidir.Sözel, işitsel, görsel eğitim metodları seçilmelidir. Sınav sorularını çabuk okuyamazlar ve cevapları yazamazlar.  Bu nedenle bu çocuklara sözlü sınav yapılması daha etkin olur. Çoktan seçmeli sınavlarda (test) daha başarılı olurlar. 
                            

DİSLEKSİ TÜRLERİ

 

    Disleksi doğuştan gelen gelişimsel ve travmaya bağlı disleksi olarak ikiye ayrılır. Doğuştan gelen disleksi doğum öncesi ,doğum sırasında ve doğum sonrası komplikasyonlara bağlı olarak üçe ayrılır.

    Doğum öncesi disleksiye, yetersiz ve dengesiz beslenme, gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar ve bilinçsiz ilaç kullanımı etken olabilir.Uzun ve zor doğum plesenta anomalileri doğum sırasında oluşan disleksiye ,doğumdan sonra bebeğin nefes almasındaki gecikme ve geçirdiği ateşli hastalıklar da doğum sonrası oluşan disleksi sebeplerindendir. Kalıtsal etmenlere bağlı olarakda disleksi ortaya çıkabilir.
                                         

Beyin Kelimeleri Nasıl Okur ?
    Beyin üzerinde yapılan çalışmalar normal beyinlerin sağ beyin yarım küresinin sol  beyin yarımküresine göre daha küçüktür. Normal bir bireyde beyinin işleyiş şekli şöyledir :

Ses birimi üretimi : (sol inferior frontal gyrus)
   Beyinin bu bölümü sesli veya sessiz olarak kelimeleri seslendirmeye yardımcı olur.   Bu bölüm ayrıca kelimeleri oluşturan küçük sesleri analiz eder. Bu bölüm daha         çok  yeni okumaya başlayanlarda daha aktiftir.

Kelime çözümleyiciler : ( sol parieto temporal bölge)
    Beyinin bu bölümü daha çok yazılı kelimelerin analizini yapar. Bu bölümde        kelimeyi oluşturan hece, ses ve harfler uygun bir şekilde seslendirilir.
Otomatik Dedektör bulucu : ( sol occipito temporol bölge)
    Beyinin bu bölümünün görevi kelimelerin otomatik olarak tanınmasını sağlamaktadır. Otomatik bulucu aktive edilir ve okuyucu hızlı bir şekilde kelimeyi algılar.

   Bu durum disleksilerde daha farklıdır. Sağ beyin yarımküresinin, sol beyin yarımküresine eşit büyüklükte ya da sol beyin yarım küresinin daha küçük olduğunu ortaya koyar. Disleksilerin sol beyin yarımküresindeki farklılıkların bu bozukluğun nedeni olduğu düşünülüyor.
   Disleksi okuma sorunu, yazmada meydana gelen ve matematiksel işlemlerde meydana gelen işlemler  olarak  ayrılır ve farklı adlar alır.


  • Okuma sorunları reading disorder diğer adıyla Dyslexia

  • Yazma sorunu Disgraphia
  • Matematiksel işlemlerden kaynaklanan sorunlar dyscalculia terimleri ile adlandırılır.
     Disleksi üzerine ilk çalışan nörologlardan Samuel T. ORTON disleksinin sık karşılaşılan özelliklerini şöyle belirlemiştir.

  Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk.
       b ve d, p ve q harflerini, 6 ve 9 gibi sayıları ters algılama; kelimelerdeki harfleri  ya da sayıları karışık algılama, ne’yi en; 3’ü E; 12’yi 21 olarak algılamak gibi.
 Okurken kelime atlamak.
 Hecelerin seslerini karıştırmak ya da sessiz harflerin yerini değiştirmek, sıklıkla yazım hatası yapmak.
 Yazı yazmada zorluk.
 Gecikmiş ya da yetersiz konuşma.
 Konuşurken anlama en uygun kelimeyi seçmede zorluk.
 Yön (yukarı, aşağı gibi) ve zaman (önce, sonra, dün, yarın gibi) kavramları konusunda sorunlar.
 Elleri kullanmada hantallık ve beceriksizlik

    Erken tanı bu çocukların gelecekte alacakları eğitimin tespiti açısından çok önemlidir.Bu konuda çocuğa  yardımcı ve destek olunmalıdır.
    Bu da veli-öğretmen-psikolog işbirliği ile olmalıdır.


      Bide Thomas Edison  'ın sözlerinden 

bahsedersem ?????

                                                                                  Öğretmenim sersemin teki 

olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu

 düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar

 vermiştim.
Thomas Edison /Bilim adamı

Birçok Bilim adamı ve Ünlü Artisler çogunluk bu hastalıga sahip insanlar isim verecek olursam şöyle sıralayabılırım..

Disleksili Ünlüler

*Albert Einstein
*Mozart
*Wright Brothers
*Leonardo da Vinci
*Cher
*Tom Cruise
*Walt Disney
*John Lennon
*Winston Churchill
*Henry Ford
*Stephen Hawkings
*Jules Verne
*Alexander Graham Bell
*Woodrow Wilson
*Hans Christian Andersen
*Nelson Rockefeller
*Thomas Edison
*Agatha Christie
*Whoopi Goldberg
*Rodin
*Dustin Hoffman
*Robin Williams
*Louis Pasteur
*Werner von Braun
*Dwight D.Eisenhower
*F. Scott Fitzgerald-Yazar
*Mariel Hemingway
*George Bernard Shaw
*Beethoven
*Carl Lewis
*Magic Johnson
*Sylvester Stallone



Ünlü Disklektiklerden Sözler
Öğretmenim sersemin teki olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim.
Thomas Edison /Bilim adamı


Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.
Albert Einstein /Bilim adamı


Okuma güçlüğü çeken bir bilim adamını, bilimsel becerileri olmayan bir okur-yazara tercih etmelisiniz.
Leonardo Da Vinci/Sanatcı-Bilim A.


Okul yıllarında kendimi oldukça bezgin ve cesaretim kırılmış hissederdim. Kendini sınıftan tamamen dışlanmış veya yarışın en sonunda hissetmek berbat bir duyguydu.
Winston Churchill/Devlet adamı

Ailedeki en yavaş kişi olduğumu düşünürdüm. Korkarım oldukça haklıydım ve bu gerçeği kabul etmem gerekiyordu. Yazmak ve hecelemek benim için kabustu. Yazdığım harfler asıllarından çok farklı oluyordu. Okuma ve telaffuzum da felaket derecede kötüydü.
Agahta Christie/Yazar


Dikkatimi toplamak konusunda kendimi eğitmem gerekiyordu. Daha iyisini yapabileceğimi ve aynı zamanda daha iyi okuyabileceğimi herkese göstermekti dileğim.
Tom Cruise/Oyuncu


Okulda hep kötü notlar alırdım, C’ler, D’ler ve F’ler… Sonunda okuldan kaçtım. Öğrendiğim her şeyi dinleyerek aklıma sokmam gerekiyordu. Bu da beni çok zorluyordu. Karneme hep potansiyelimi tam anlamıyla kullanamadığım notu düşülürdü…
Cher/Şarkıcı, Oyuncu


Demişlerdir bununla ilgili çok araştırma yaptım ve sizin için tam 2 saattir yazmaya çalışıyorum bilgilenmek için ve size anlatırken kendimde yeni şeyler ögrenmek için eminim etrafımızda hatta yakınlarımızda böyle bir çocuk vardır ne olursa olsunn çocuklarımızın özelliklerini farkedelim bu bir hastalık degil bence özellik bu o çocuga özel bir durum çok farklı olsada o çocuklar çok özellll..Bu çocuklarla ilgili sizin için birde film paylaşacagım birazdan takipte kalıp emege saygı niyetinde burda kendımı yalnız hissetmemem için yorumlarınızı bekliyorumm Sevgiler Saygılar..

30 Aralık 2012 Pazar

Çinliler neden sıcak su içer ??? Biliyormusunuz, bilmiyorsanız yazıyı okumanızı rica ediyorum..



Çine gitmiş olanlar iyi bilir, özellikle yaşlı Çinliler yanlarında sürekli bardak tipi termoslarda sıcak su, çay taşırlar. Kışın soğuk günlerde, hatta bunaltıcı yaz sıcaklarında bile hep sıcak su içerler. Çin restoranlarına gittiğinizde de masanıza ilk gelen bu hafif çayımsı sıcak su'dur.

Peki Çinliler neden sürekli sıcak su içer?

Vücudumuz için gerekli olan şeylerin %99'unu midemiz sayesinde alıyoruz. Yediklerimiz bizi fiziksel ve ruhsal olarak o kadar çok etkiliyor ki acı yememiz bizi daha agresif, tatlı yememiz ise bizi daha mutlu yapıyor. Hatta bu yüzden bilim adamları midemiz için 2.ci beynimiz diyorlar. Midemize en iyi gelen şey ise sıcak su.


Peki sıcak su bizim için neden iyi?

İşte binlerce yıldır bunun farkında olan Çinliler de her fırsatta sıcak su içiyor.

Midemiz vücudumuzun için bir nevi "fırın" işlevi görüyor. Midemiz yediklerimizi bakteri ve enzimlerle eritmek için ilk önce uygun ısıya getiriyor, yani tekrar ısıtıyor. Soğuk su içmek ise midemizin daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Ve yanında alınan diğer besinlerin sindirimini de zorlaştırıyor. Özellikle yağlar soğuk suda çok daha zor çözünüyor. Çinliler ise yemekten önce ve sonra sıcak su içerek midelerinin extra efor sarfetmesini engelliyor.

Çinliler soğuk içecekler içtiğiniz veya soğuk besinler yediğiniz zaman içsel organların daha fazla büzüldüğüne, mevcut problemleri daha da kötüleştirdiğine inanıyor. Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı SICAK suda
yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir.
Sıcak su sistemimizi temizler.

SICAK SUYUN Faydaları :
1 – Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.
2 – ıç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir,daha derin nefes almanızı sağlar.
3 - Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit reflu semptomlarını rahatlatır.
4 – Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.
5 – Kabızlığı giderir.
6 – Kilo verme : yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır. Nefes tekniği ilebirleştirilirse, yağ yakmak için hiper – oksijenlenme sağlar.
7 – Soğuk algınlığı, gripin süresini kısaltır, zatürreyi önler.

NE KADAR ıÇMELı? NE KADAR SICAK OLMALI? NE KADAR SIK ıÇMELı
Günce 3 kez 1 fincan için, kahve sıcaklığında. Daha fazlası daha iyidir.

Denemeye ne dersiniz?

Sabah kalktığınızda siz de güne sıcak su içerek başlamayı deneyin ve vücudunuzun nasıl tepki verdiğini kendiniz deneyimleyin.


Eğer sıcak suyun tadı hoşunuza gitmiyorsa


İçine biraz zencefil, limon, portakal yada kivi dilimi katarak suyunuzu tadlandırabilirsiniz. Yada direkt Çin usülü yeşil çay içebilirsiniz. Afiyet olsun.


16 Aralık 2012 Pazar

Kot pantolon gıyen baylar bayanlar için bir önerim var ;)

Kot pantolon giyen baylar bayanlar hep sorun olan tek şey fermuar açılması otururken helekı yanında ınsanlar varken fermuar acıldıgında ınsan renkten renge gırıyoor kapatmaya kalksa cekınıyoor kapatamıyor ve lavabo ıznı gıdıp fermuar kapatma cabası bende bunu bu ınsanlar ıcın buldumm cokta basıt        tek yapmanız gereken anahtarlıktakı yuvarlak halkadan elde etmek ve gerısı cok basıt artık fermuar acılma derdıne son ;))

11 Aralık 2012 Salı

SOĞANIN FAYDALARI [Bu yazıyı okuduktan sonra fikriniz çok degişecek helekı sogan sevmeyen çocuklarınız,eşlerınız ikna etme yazısıda olabılır..

Soğan bildiniz gibi toprağın altında okadar mantar ,mikrop,virüs,nematod,kurt olmasına ramen onlardan hiç etkilenmemesini sağlayan koruyucu bir kabukla kaplıdır . Bu yüzden özellikle şifanın soğan kabuğunda yoğunlaştını ve mantar ,mikrop,virüs,nematod,parazit gibi problemlerde kesin çözüm salayacak yegane kısmıdır denebilir. 

Soğan kabuğu kaynatılarak dıştan sürülerek kulanılacağı gibi içilerekte kullanılabilir. Yada iç çamaşırlar ,giyim eşyaları soğan kabuğu ile kaynatılarak boyanırsa cilde çok iyi gelen antibakteriel antifungal bir özellik kazandırılmış olur.
Bileşiminde uçucu ve sabit yağ, şekerler, fermentler ve amino asitler vardır. A, B ve C vitaminleri ile potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, iyot, fosfor ve kükürt mineralleri bakımından oldukça zengindir. Uçucu yağının içinde bulunan propil alliin maddesi, gözleri yakar ve yaşartır.
Soğanın Faydaları
• İştah açar.
• Kanı temizler.
• İdrar söktürür.
• Baygınlığı geçirir.
• Zayıflamayı sağlar.
• Hazmı kolaylaştırır.
• Hafızayı güçlendirir.
• Yaşlanmayı geciktirir.
• Böbrek ağrısını dindirir.
• Yüksek tansiyonu düşürür.
• Bağışıklık sistemini güçlendirir.
• Mikrop öldürücü etkisi vardır.
• Kemik erimesine karşı etkilidir.
• Karaciğerin çalışmasını düzenler.
• Uyku problemi çekenlere faydalıdır.
• Cerahatlerin boşalmasına yardımcı olur.
• Zihinsel ve bedensel yorgunluğu giderir.
• Cinsel gücü artırır. İktidarsızlıkta faydalıdır.
• İçeriğindeki sulfosid antibiyotik özelliktedir.
• Cilt rengini güzelleştirir.
• Sinirleri rahatlatır, sıkıntı ve bunalıma iyi gelir.
• Soğan böcek ve arı sokmalarında iyileştiricidir.
• Vücut direncini arttırır ve vücuda kuvvet verir.
• Antibakteriyel ve ağrı kesici maddeler yer alır.
• Vücutta biriken zararlı maddeleri ve suyu atar.
• Kalbi kuvvetlendirir. Koroner damarları genişletir.
• Kalp ve damar hastalıkları ile kansere karşı koruyucudur.
• Nefes yollarını açar ve öksürüğü keser.
• Soğuk algınlığı, grip, astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır.
• Egzama, dolama, arğacık gibi cilt hastalıklarına karşı faydalıdır.
• Kandaki şeker seviyesini ayarlayan soğan şeker hastalarına faydalıdır.
• Romatizma, mafsal iltihabı, idrar tutukluğu, damar sertliğinde faydalıdır.
• Kolera ve veremde bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
• Çıbanların baş vermesini ve yaraların daha hızlı kapanmasına yardımcı olur.
• Böbrek kumlarının ve taşların dökülmesine yardımcı olur ve tekrar oluşmalarını önler.
• Prostatit ağrılar, menopoz şikâyetleri ve polikistik over durumunda kuru soğan kür olarak uygulanır.
Soğan Nasıl Kullanılır? Soğan düzenli ve sürekli şekilde çiğ olarak yenmeli ya da günde üç kez yemeklerden önce bir çorba kaşığı soğan suyu içilmek suretiyle tüketilmelidir. Bazı sorunlar için de kür şeklinde kullanımı önerilmektedir. Soğan kürü uygulaması yapılırken taze olarak hazırlanması ve ılık olarak içilmesi gerekiyor.
Başağrısına, bir baş soğan ince kıyılarak haşlanır ve haşlanmış soğan, bir tülbent arasında alına bağlanırsa, ağrıyı dindirir.Vücuda batan ve içinde kalan bir maddeyi atmayı kolaylaştırmak için bir baş soğan sıcak külde közlenir, yarılır ve içine biraz beyaz sabun kıyılır ve bu yaranın üzerine sarılırsa vücudun içinde kalan yabancı cismin atılmasına yardımcı olur.

3 Aralık 2012 Pazartesi

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ...

Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya nüfusunda 500 milyon engelli yaşıyor. Türkiye'de nüfusun yüzde 12.29'u yani 8.5 milyon kişi engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45’tir.

Engellilik konusu ülkemizde yalnızca engelli bireyleri ve ailelerini değil, toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren önemli bir konudur. Toplumun engelliler konusunda dikkatini çekebilmek ve daha duyarlı olmalarını sağlamak için her yerde çeşitli etkinliklerle kutlamalar düzenleniyor. Huzurlu ve güvenli bir toplum oluşturulmasının yolu, engelli vatandaşlarımızın da toplumun ayrılmaz birer parçası haline getirilmesi ile mümkündür.

Çeşitli zorluk ve engellerine rağmen, hayat mücadelesi veren ve yaşamlarını onurlu bir şekilde sürdürmek için ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde olan engelli vatandaşlarımıza her fırsatta sahip çıkarak eşit ve değerli vatandaşlar olduklarını göstermeliyiz. Bu davranış kültürümüzün bir gereğidir.
-------- Dünya engelliler günü [kutlu olsun demem saçma] oyüzden demiyorum çünki onlar bu durumdan mutlu degıllerki kutlu birgün olsun [[ce.öz]]
 

1 Aralık 2012 Cumartesi

Kahvenin 40 Yıl hatrı vardır ya peki 40 tanede faydası varsa peki ozman yazayım çok şaşıracaksınız benim gibi türk kahvesi sevenlere duyurulur ;)


  1.                                                  Kahve Telvesi İle Neler Yapılabilir

- Kuru ve karanlık bir yerde gazete kağıdı üzerinde kurutun ve kokusundan rahatsız olduğunuz herhangi bir yere asın.
- Mutfak lavabonuzun giderindeki kötü kokuları yok edin. Haftada bir 5 bardak suyu kay
natarak, 1 bardak kadar kahve telvesini giderinize döküp, üzerine de kaynamış suyu dökün.
- Temizliği zor olan tencere ve tavalarınızı kahve telvesiyle ovarak, temizleyebilirsiniz.
- Bitkilerinize gübre olarak kullanabilirsiniz. Tohumlarınızı toprak ve kahve telvesi karışımında büyütebilirsiniz ve aynı zamanda bitkilerinizden böcekleri ve salyangozları da uzak tutacaktır. Havuç ve turp gibi asitli toprak sevdiklerinden dolayı bu karışımda en kolay yetişen bitkilermiş.
- Karıncalar evinizi rahatsız ediyorsa kahve telvelerini yollarına koyun.
- Saçlarınızı yıkarken, ıslak saçınızı kahve telveleri ile ovun ve yıkayın. Kahverengi saçlara ışıltı katar.
- Mobilyalarınızın çiziklerinin üzerine ıslak kahve telvesi sürün ve çiziklerin yok olmasını seyredin.
- Köpeğinizi yıkadıktan sonra köpeğinizin üzerini kahve telvesi ile pudralar gibi yaparsanız, üzerinde bulunması ihtimali olan pireleri uzaklaştırırsınız.
- Kullanılmış kahve telvelerinin üzerinde mantar yetiştirebilirsiniz.
- Kereviz, soğan, sarmısak gibi besinlerle yemek yaptıktan sonra elinizde ve kesme tahtası üzerinde bıraktığı kokulardan kahve telvesi ovarak kurtulabilirsiniz.
- Çatlaklarınızdan kurtulun. En can alıcı kahve telvesi kullanımı da şu şekilde: Çeyrek bardak sıcak kullanılmış kahve telvesi ile 1 yemek kaşığı zeytinyağını karıştırın. Bir havlu veya gazete üzerinde durun ve problemli bölgenize karışımı sürün. Streç film ile bölgeyi sarın ve en az 10 dakika bekleyin. Fazlalıkları döküp, sıcak su ile banyo yapın. Haftada en az iki kere yapmanız tavsiye ediliyor.